Ana içeriğe atla

Bornova'nın Tarihi Evleri: Paterson Köşkü


İskoçyalı tüccar John Paterson tarafından 1859 yılında inşa edilen köşk döneminin özgün mimari örneklerinden. İzmir’in 19. yüzyıl yaşam kesitini sergileyen, özgünlüğünü kısmen koruyan anıtsal niteliklere sahip köşk, yapıldığı dönemde, yüksek duvarlarla çevrili, içinde seraların, ahır ve ağılın bulunduğu zengin floraya sahip 133 dönüm büyüklüğünde bir bahçe içerisinde yer alıyordu. Farklı kullanımlara hizmet veren 38 odalı köşk, 2 bin metrekare kapalı kullanım alanına sahip. Yapı, Doğu- Batı yönünde üç kütlenin asimetrik bir düzen içerisinde bir araya gelmesinden oluşuyor.



Paterson Köşkü yapılırken inşaat malzemelerinin büyük bölümü, döşeme ve duvar kaplama malzemeleri ile dekoratif amaçlı birçok yapısal eleman ve mobilyalarının tamamı İngiltere’den getirilmişti. 1960 yılına kadar Paterson Ailesi tarafından kullanılan yapı, daha sonra NATO Ofisi ve lojman binası, ardından da bir halı fabrikasının deposu olarak hizmet verdi. 1986 tarihinde geçirdiği bir yangın sonucu büyük tahribata uğradı. 1992 tarihinde başlatılan ve yarım kalan restorasyon uygulaması ile uzun bir süre atıl durumda kaldı.
Köşkün ilk sahibi John Paterson Leith, İskoçyalı bir mısır taciriydi. İzmir'de tanınan Paterson, başta madencilik olmak üzere birçok girişimde bulundu. John Paterson'un Türkiye'de kromu bulan kişi olduğu biliniyor.





Mustafa Kemal caddesi üzerinde bulunan Paterson Köşkü  yedi kez değişikliğe uğramıştır. Köşkte 1991 yılında Kültür Bakanlığı tarafından restorasyon çalışmaları başlatılmış, Anıtlar Yüksek Kurulu'nun onayı ile de çevresindeki 54 bin metrekarelik alanda Büyükşehir Belediyesi tarafından çevre düzenlemesi yapılmıştır. Kültür Bakanlığı, Peterson Köşkü'nün kullanım hakkını 49 yıllığına İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne kiralamıştır. 2016 yılı haziran ayında büyük bir restorasyona girmiştir.






Paterson Ailesi ile ilgili daha detaylı bilgi burada


Yorumlar

Latest Posts

Merkezi İş Alanı Ne Demek? Mia'nın Açılımı Nedir? Mia Özellikleri Neler?

Mia'nın Açılımı Büyük kentlerde, kent merkezlerinde ticaret yoğunluğunun olduğu bölgelere,  Merkezi İş Alanı kısaca Mia denilmektedir. Bu bölgelerde genellikle plazalar, ofisler, rezidanslar gibi yapılar yer alır. Kent merkezinde yer alan Merkezi İş Alanları, ulaşım açısından da kolay ve merkezi bir konumdadır. Merkezi İş Alanı (MİA) , sosyokültürel ve ticari amaçlı yapılar için ayrılmış bölgedir. Bu alanın tanımı, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'ne göre düzenlenmiştir. Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nde Merkezi İş Alanı şöyle tanımlanmıştır : "İmar planlarında yönetim, sosyokültürel ve ticari amaçlı yapılar için ayrılmış bölgedir. Bu bölgede büro, iş hanı, gazino, lokanta, çarşı, çok katlı mağaza, banka, otel, sinema, tiyatro gibi sosyal kültürel tesisler, yönetimle ilgili tesisler, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri ve benzeri yapılar yapılabilir." Merkezi İş Alanlarında genel olarak yapılaşma fazladır. Bu alan aynı zamanda kentteki en yükse...

Cumba Ne Demektir? Türk Mimarisinde Cumbali Evlerinin Yeri Ve Özellikleri Nedir?

Cumbalı evler, Türk mimarisinin en seçkin örneklerinden biridir. Cumba, eski Türk evlerinde zemin katın üzerindeki birinci ya da müteakip katlarda dışa taşan kafesli oda bölmesi olarak tanımlanabilir. Cumbalar, evin cephesini ve sokağını güzelleştiren, aynı zamanda evin içine ışık ve hava giren birer balkon işlevi görürdü. Cumbaların kökeni Orta Asya Türk devletlerine kadar uzanır. Özellikle Uygurlar, bir avlu etrafında sıralanan odalardan oluşan cumbalı konutlar inşa etmişlerdir. Osmanlı döneminde ise cumbalı evler Anadolu'nun yanı sıra Balkanlar, Kafkaslar, Hazar Bölgesi ve Kırım'da da yaygınlaşmıştır. Cumbalı evlerin mimari özellikleri, bulundukları bölgenin iklimine, malzemesine ve kültürüne göre değişiklik gösterir. Genellikle ahşap malzeme kullanılan cumbalı evlerde pastel renkler, çiçek motifleri ve kafesli pencereler sıkça görülür. Cumbalı evler günümüzde turistik ilgi çeken ve restore edilen tarihi yapılar olarak değer kazanmıştır. Türk mimarisinin en önemli özellikler...

Osmanli'dan Turkiye Cumhuriyeti'ne Emlakçılığın Tarihi Serüveni

 Bu yazım da emlakçılığın Türkiye'de ki serüvenine değineceğim. Osmanlı İmparatorluğundan cumhuriyet Türkiye'sinde ki emlak ve emlakçılığın gelişimini değişimini nasıl yapıldığı hakkında bir yazı olacak. Keyifli okumalar. 🏛️ Osmanlı’da Emlak Tellallığı ve Modern Emlakçılığa Geçiş Emlakçılık mesleği bugün modern ofislerde, bilgisayar ekranlarında yürütülüyor olsa da kökeni yüzyıllar öncesine, Osmanlı dönemine kadar uzanır. Osmanlı’da gayrimenkul alım satımı, yalnızca bireyler arasındaki bir ticari ilişki değil, aynı zamanda şehir yaşamının ve devlet düzeninin önemli bir parçasıydı. Bu dönemde “emlak tellalı” olarak bilinen kişiler, bugünkü emlak danışmanlarının doğrudan ataları sayılır. 🕋 Osmanlı’da Mülkiyet Anlayışı ve Gayrimenkul Piyasası Osmanlı’da toprak sistemi “miri toprak” esasına dayanıyordu. Yani tarım arazilerinin büyük kısmı devlete (mire) aitti; köylüler bu toprakları kiralar gibi “tasarruf” eder, ancak satamazdı. Buna karşılık şehir içi taşınmazlar —evler, ...